Premier League’de transfer çılgınlığı


Transfer döneminde Galatasaray'ın aldığı oyuncular taraftarımızı mutlu etti. Ancak sınırlarımızın dışında adeta bir transfer çılğınlığı yaşandı. İşte detaylar..

Fotomaç'ta yer alan habere göre, İngiltere Premier League ekipleri, bu yaz transfer döneminde toplam 1 milyar 165 milyon Pound (Yaklaşık 1 milyar 400 milyon Euro) transfer harcaması yaptı. Bu rakam rekor olmakla birlikte, beraberinde büyük tartışmaları da getirdi.

İngilizler geçtiğimiz sene transfere toplam 870 milyon Pound harcamıştı. Yeni yayın hakları anlaşması sayesinde ekonomik gücü iyice tavan yapan Premier League ekipleri, bu yaz tam 1 milyar 165 milyon Pound harcadı.

En büyük harcamayı yapanlar, bu sezonun şampiyonluk favorileri Manchester City ve Manchester United. City, bu yaz 140 milyon Euro'dan fazla bonservis ödemesi yaparken, United ise 170 milyon Euro ile ilk sıranın sahibi oldu.

Tam 13 kulüp, yaptıkları transferlerle kendi rekorlarını kırdılar. Manchester United, Liverpool, Leicester City, Crystal Palace, Southampton, Swansea, West Ham United, Bournemouth, Sunderland, Hull City, West Bromwich Albion, Watford ve Burnley tarihlerinde bir oyuncu için ödedikleri en yüksek bonservis ücretini sollayarak rekorları yeniden belirledi. Bu liste, orta ve alt sıra takımlarının da ekonomik olarak çok güçlü olduğunu gözler önüne seriyor.

Avrupa transfer piyasasında artık bir oyuncunun birden çok değeri var. Kulüpler, bir İngiliz takımı oyuncularına talip olduğunda "Premier League tarifesi" üzerinden bonservis bedeli hesaplıyor ve ona göre teklif bekliyor. Chelsea teknik direktörü Antonio Conte bu konuyla ilgili "Piyasa tam bir çılgınlık. Orta düzey oyuncular için bile 50 milyon Pound ödememizi istiyorlar" şeklinde sitem etmişti.

İngilizler kadrolarını yenileyip genişlettikçe, forma şansı azalan yıldız oyuncular da kiralama yoluyla geçici olarak takımdan gönderilmeye başlandı. Manchester City'den Mangala, Samir Nasri, Joe Hart, Wilfried Bony; Arsenal'den Jack Wilshere, Manchester United'dan Adnan Januzaj gibi isimler, başka takımlarca kiralandı. Avrupa'nın ekonomik olarak nispeten daha güçsüz ülkelerinin takımları, bonservisini almaya güçlerinin yetmeyeceği yıldızları kiralama fırsatı buldu.

Yukarıda yeni yayın hakları anlaşmasından kısaca bahsedilmişti. Aslında kısaca bahsedilip geçilecek bir anlaşma değil. Premier League'in yayın hakları geçtiğimiz dönemde tam 5.14 milyar Pound'a yani 6 milyar 110 milyon Euro'ya satıldı. Dünyanın en çok izlenen ligi olan Premier League, hemen hemen her ülkede canlı yayınlanıyor. Premier League'i son sırada bitirseniz bile kasanıza inanılmaz bir para giriyor. Bu garanti sayesinde de tüm takımlar ciddi paralar harcayabiliyor.

Bu kadar ses getirecek transferin elbette bir geri dönüşü de forma ve ürün satışı. Örnek vermek gerekirse, bu yaz Zlatan Ibrahimovic ve Paul Pogba'yı kadrosuna katan Manchester United'ın, bu iki oyuncunun satılan formalarından 200 milyon Euro'ya yakın gelir elde ettiği iddia ediliyor. Bu rakam resmi kaynaklarca onaylanmasa da United'ın dünya çapındaki popülaritesi düşünüldüğünde buna yakın bir gelir toplayacaklarını tahmin etmek hayalcilik olmaz.

İngiltere'de statların doluluk oranı %95. Sezonluk bilet ve günlük maç biletleri adeta kapışılıyor. Kombine bilet için "bekleme sırası" oluşturan kulüpler var. Yani Premier League kulüpleri, insanları statlara çekmeyi başarıp buradan da önemli bir kaynak sağlıyor.

Liginiz kaliteli olabilir, önemli oyuncular, teknik direktörler ülkenizde görev yapabilir, dünyanın en iyi statlarına da sahip olabilirsiniz ancak bunları iyi pazarlayamazsanız, asla gelirinizi maksimize edemezsiniz. İngiltere, bu işi dünyada açık ara en iyi yapan ülke. Hem kulüpler hem de federasyon açısından bakarsanız, pazarlama konusunda tüm rakiplerinden çok önde olduklarını net bir şekilde görebilirsiniz. Diğer kıtalara açılmayı, Amerika veya Asya gibi büyük pazarları da kullanmayı akıl eden ilk futbol organizasyonu Premier League. ABD, Çin, Endonezya, Hindistan, Meksika, Katar gibi ülkelere yaptıkları sezon öncesi ziyaretler ve oynadıkları maçlar, önemli bir geri dönüş sağladı. İspanyol, Alman ve İtalyan kulüpleri de son yıllarda bunun farkına varmış olacak ki hazırlık döneminde bu ülkelere mutlaka uğruyorlar. Hatta bazı Şampiyonlar Ligi maçlarının bu kıtalarda oynanması için UEFA'ya baskı yapıyorlar.

Geçtiğimiz sezon küme düşen Newcastle United ve Aston Villa, 2016/17 sezonunda Championship'te mücadele edecek olmasına rağmen toplam 130 milyon Euro transfer harcaması yaptı. Aslında cömert davranan Championship ekipleri N'castle ve Villa ile sınırlı değil. İngiltere'nin ikinci ligi diye niteleyebileceğimiz Championship, dünyanın en çok harcama yapan beşinci ligi konumunda ve Fransa Ligue 1'in önünde.
REKLAM
Premier League’de transfer çılgınlığı 10:35 Oku: 5

İletişim

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.